
Güneş batarken sularına altın rengini bırakan, medeniyetler beşiği “Altın Boynuz” kıyılarında; geçmişin mirasını geleceğin dehalarıyla buluşturmak için 1998 yılında yola çıkmış; iddialı bir üniversiteyiz. Vizyonumuz, bir zamanlar zincirlerin girişini kapattığı bu kadim limanı, dünyaya açılan devasa bir fikir limanına dönüştürmektir.
İstanbul’un kalbinde, Haliç Vadisi’nin tarihsel, kültürel ve entelektüel mirasından beslenen üniversitemiz; geçmişin birikimini geleceğin olanaklarıyla buluşturan güçlü bir akademik ekosisteme sahip. Bu köklü gelenek, bizlere yalnızca bilgi aktarmayı değil düşünmeyi, üretmeyi ve topluma değer katmayı da sorumluluk olarak yüklemekte.
Haliç Üniversitesi, tıpkı yüzyıllar önce kıyılarında tozlar arasından parlayan Kaşıkçı Elması’nın keşfi gibi, her öğrencisinin içindeki eşsiz cevheri bulup, işleyip altına dönüştürmesine, parıldamasına yardımcı olmayı görev addeder.
Eğitim anlayışımız modern zaman simyacılığıdır. Cevheri altına, ham bilgiyi bilgeliğe, bilgeliği üretime ve değere dönüştürmek, mesleğimizdir. Pierre Loti’yi büyüleyen o “Altın Boynuz”u, bugün yapay zekanın ve bilimin ışığında modern kampüsümüzde yeniden işliyoruz. Bir zamanlar ağır zincirlerin dünyadan sakındığı bu köklü Haliç limanını, vizyonunu her gün yenileyen ve bölgesel bir iddia taşıyan dijital bir kapı olarak dünyaya açıyoruz.
Öğrencilerimizi, akademisyenlerimizi, mezunlarımızı -tüm paydaşlarımızı- Haliç Üniversitesinin dinamik, kapsayıcı ve geleceğe odaklı yolculuğunun bir parçası olmaya davet ediyorum. Bu ulvi yolculuğumuzun, ülkemize ve bize “iyi gelecek” olacağına inancımız tamdır.
Saygılarımla,
Prof. Dr. Enes ERYARSOY
Rektör