Yayınlama Tarihi: 19 Şubat 2026
Güncelleme Tarihi: 19 Şubat 2026
“Tecrübe Haliç’te” söyleşi serimiz, alanında yetkin isimleri öğrencilerle buluşturmaya devam ediyor. Akademi, kamu ve özel sektörün farklı alanlarından tecrübeli isimlerin ağırlandığı serinin son konuğu, Yazar ve Araştırmacı Taha Kılınç oldu.
Programda Kılınç, yaklaşık 30 yıla yaklaşan yazarlık, araştırmacılık ve saha deneyimlerini; Ortadoğu başta olmak üzere İslam coğrafyası ekseninde katılımcılarla paylaştı. Yoğun ilgi gören söyleşi, öğrenciler ve akademisyenlerin aktif katılımıyla gerçekleşti.
Konuşmasına kişisel hikâyesiyle başlayan Kılınç, Osmanlı’nın son döneminde Suriye cephesinde görev yapan büyük dedesinin Kudüs’ten Mersin’e uzanan zorlu dönüş yolculuğunun, kendisinde coğrafyaya dair derin bir merak ve sorumluluk duygusu oluşturduğunu ifade etti. Bu aile hatıralarının, ilerleyen yıllarda yaptığı seyahatlerin ve kaleme aldığı eserlerin temel motivasyonlarından biri olduğunu vurguladı.
İlk yurt dışı deneyimini üniversite öğrencisiyken Suriye’de yaşadığını belirten Kılınç, savaş öncesi Suriye’yi anlattığı ilk kitabının zamanla bir seyahat rehberine dönüştüğünü; ardından gelen çalışmalarla birlikte bugüne kadar 28 kitabının yayımlandığını söyledi. Suriye, Filistin, Balkanlar, Endülüs ve son olarak Doğu Türkistan’a uzanan saha tecrübelerinin, masa başı bilgiden çok “yerinde görmenin” önemini ortaya koyduğunu dile getirdi.
Söyleşinin önemli başlıklarından biri zaman yönetimi oldu. “Dün geçti, yarın henüz gelmedi; elimizde yalnızca bugün var” vurgusuyla gençlere seslenen Kılınç, zamanı bir halı tezgâhına benzeterek her günün emekle ve bilinçle işlenmesi gerektiğini ifade etti.
Teknoloji ve sosyal medya kullanımına da değinen Kılınç, bilginin hızla tüketildiği çağda yüzeysel bilginin yaygınlaştığını, derinlikli okuma ve düşünmenin ise giderek zorlaştığını belirtti. “Herkesin her şeyden biraz bildiği ama hiçbir şeyi tam bilmediği” bir döneme dikkat çeken Kılınç, gençlere az ama nitelikli okumalar yapmaları ve bilgiyi kalıcı hâle getirecek yöntemler geliştirmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu.
Programda ayrıca seyahatin yalnızca uzak coğrafyalara gitmekten ibaret olmadığına değinen Kılınç, İstanbul’un ve Türkiye’nin dahi yeterince tanınmadığını belirterek, “Seyahat yakından başlar” ifadesini kullandı. Kudüs, Mısır, Balkanlar, Endülüs ve Orta Asya’nın mutlaka görülmesi gereken coğrafyalar arasında olduğunu vurguladı.
Soru-cevap bölümünde öğrencilerin yazarlık süreci, kitaplar, İslam coğrafyasındaki güncel gelişmeler ve Doğu Türkistan deneyimine ilişkin sorularını yanıtlayan Kılınç, saha tecrübesinin düşünceyi besleyen en önemli unsur olduğunu ifade etti.
Program soru-cevap bölümünün ardından sona ererken, etkinlik sonunda konuşmacı ve katılımcıların yer aldığı klasik bir toplu hatıra fotoğrafı da çekildi. Samimi atmosferi ve ilham verici içeriğiyle dikkat çeken buluşma, katılımcılarda kalıcı bir iz bıraktı.
Tecrübe Haliç’te serisi, bugüne kadar farklı alanlardan önemli isimleri öğrencilerle buluşturdu. Seriye daha önce KOSGEB Başkanı Serdar İbrahimcioğlu, Halkbank Yönetim Kurulu Başkanı Recep Süleyman Özdil, Savunma Sanayii Eski Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı konuk oldu. Tecrübe Haliç’te serisi, önümüzdeki dönemde de alanında iz bırakan isimleri Haliç Üniversitesi öğrencileriyle buluşturmaya devam edecek.